Leros

Leros Oniki Adalar’ın kuzeyinde bulunan, önemli yerleşimi olan adalardan birisi. Leros’a Kos ve sırası ile Kalimnos’tan deniz otobüsü ile (Dodekanisos Lines) ve bunun yanında da hydrofoil ile Sisam adasından ulaşmak mümkün. Adanın iki limanı var, deniz otobüsü kuzeye doğru giderken Agia Marina’ya yanaşıyor ve buradan Lipsi ve Patmos’a devam ediyor, dönüş yolculuğunda ise adanın batı tarafında kalan Lakki Limanı’ndan yolcularını alarak Kalimnos’a devam ediyor.

Leros adası 1. Dünya Savaşı ile 2. Dünya savaşı arasında kalan dönemde oldukça fırtınalı geçen bir tarihe sahip. İtalya’nın Trablusgarp Savaşı sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’na ait Oniki Adaları işgal etmesini sonucunda Leros İtalyanların adalardaki askeri karargahı olmuş. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de Lakki Limanı’nın Doğu Akdeniz’deki en derin doğal liman olması.  Sonrasında ada 2. Dünya Savaşı’nda ada İnglizlerin eline geçmiş, sonrasında bir hava çıkartması ile yine Almanlar tarafından işgal edilmiş. Almanların savaşı kaybetme-sinden sonra yine İngilizlerin eline geçmiş, ve sonrasında 1948’de Yunanistan’a terk edilmiş.   

Lakki Limanı savaşın önemli olaylarına tanık olmuş, öyle ki bir hava bombardımanında 1943 yılında Ingliz donanmasının bazı gemileri ve Yunan donanmasının Amiral Gemisi burada batırılmış. Lakki Limanı’ndan (iskeleyi geçerek) 1-2 km kuzeye doğru gittiğinizde ormanın içinde İtalyanlardan kalma bir askeri sığınak bugün savaş müzesi olarak düzenlenmiş. Eğer tarihe ilginiz varsa Leros’a geldiğiniz de 1-2 saatinizi buraya ayırmanızı tavisye ederiz.



Lakki Limanı’ndaki yerleşim İtalyan döneminde 1930’larda Portolago ismi ile kurulmuş. Burada bir Yunan kasabasından ziyade dönemin İtalyan mimari çizgileri hakim…. Bunun ötesinde yerleşim merkezinin biraz dışında Mussolini’nin yazlık villası da bulunuyor.

Adanın diğer limanı nispeten daha kuzeyde ve adanın doğu tarafına bakan büyük bir körfez olan Agia Marina. Agia Marina’da yunan mimarisi ile birlikte yine 1930’ların İtalyan mimarisinin örnekleri olan villalar ve benzer yapıları görmek mümkün. Agia Marina günümüzde adanın ticari merkezi.

Agia Marina dışında adada bir kaç yerleşim daha var, bunlardan turistik açıdan en önemli olanı hemen Agia Marina’nın arkasında bulunan Panteli koyu. Yine adanın güneyinde Hirokampos köyü kumsalı ve kıyıdaki bir kaç tavernası ile ilginizi çekebilir. Adanın batısında kalan Gourna köyü bakir bir plajdan öteye turistlere fazla bir imkan sağlamıyor. Agia Marina’dan kuzeye, adanın havaalanına giden yol üzerinde Alinda’da bir çok turistik tesis bulunuyor, burada küçük otel ve pansiyon gibi tesislerin yanında kıyıda bir  dizi kafe ve taverna var. Bu tesisler şezlong- şemsiye sağlıyorlar ve bunların önünden denize girmek mümkün. Ancak deniz bize burada çok cazip gelmedi.

Agia Marina

Agia Marina limanda bir kaç tane çok güzel butik ve hediyelik eşya satan yer var. Yine burada iskelenin hemen yanındaki kafe ve tavernalarda hem keyifle bir şeyler içebilir, hem de ucuz yolla karnınızı doyurabilirsiniz.

Agia Marina Limanı’ndan Alinda yönüne baktığınızda bir kaç yüz metre ötede denizin içinde kalmış bir yel değirmeni göreceksiniz. Burayı hatırınızda tutun! Yazımın ileriki bölümlerinde buradaki Mylos lokantasına değineceğim……



Agia Marina Limanı’nın yukarıya baktığınız zaman Kale’yi göreceksiniz. Buraya Agia Marina’dan – bir kaç yüz basamaklı bir merdivenden yürüyerek ulaşmak mümkün, ama ben yürüyemem derseniz Panteli üzerinde araba ile de çıkılabiliyor. Kalenin içinde Leros halkının evlilik törenlerinin yapıldığı kilise bulunuyor. Biz de burada bir pazar akşamüstü bir düğüne rastgeldik….. Ada halkı kilisenin girişinde gelin ve damadı bekliyor, çift bu amaçla kullanılan eski bir Mercedes araç ile kiliseye alkışlar çiçeklerle karşılanıyor.

Kaleden adanın büyük bölümüne hakim olan çok güzel manzarayı izlemek için akşamüstü saatleri ideal…

Benim Agia Marina’da çok keyif aldığım bir yer de köy meydanı. Limandan yukarıya (Panteli yönüne) yürüdüğünüz zaman, liseyi geçince, köy meydanına varıyorsunuz. Burada bir iki kafenin yanında köy kahvesinin bahçesinde oturup bir kahve içmeyi ihmal etmeyin. Adanın yerel halkı daha çok buraya takılıyor ve burada onlarla muhabbet edebiliyorsunuz. Yine meydanda güzel çörek börek yapan bir fırın / pastane var…..

Panteli


Panteli Agia Marina’nın arka tarafında kalan bir balıkçı barınağı ve plaj. Çok küçük bir yerleşim olmasına rağmen benim kanımca adanın en güzel plaj ve denizi burada bulunuyor. Burada plajda yanyana sıralanmış 4-5 tane taverna ve 2 tane iyi otel var.

Bu otellerden kanımca biraz daha lüks olanı Castelo Hotel. Ön tarafı kafe – restoran olarak düzenlenmiş terasının arkasında kalan tüm odalar deniz görüyor. Odalar çok temiz, hizmet çok cana yakın, yemeklerin kalite ve lezzeti iyi. Tüm bunların karşılığında  fiyatların makul olduğunu belirtmeliyim. Castelo’nun hemen önünden başlayan kumsalda otele ait şezlong ve şemsiyeler mevcut. Panteli’de tavsiye edeceğim ikinci otel ise Panteli Beach Hotel. Bu otelde odalar bir avlunun etrafında oda ve stüdyolar şeklinde konumlanmış.Bizzat kendim burada kalmadım ancak konaklayan arkadaşlarım memnun kaldılar.


Panteli’den kaleye çıkarken eski yel değirmenlerinin yanında geçiyorsunuz.

Yeme – İçme


Leros’ta bir çok güzel ve kaliteli taverna var….. ancak Takis’in yeri olan Mylos’u tek geçerim………..