Konaklama

Yunanistan’ da kitle turizminin gelişmesi 1960’larda başlamış. Ülkede yaklaşık 9000 civarında konaklama tesisi 350 bin kadar odayı konukların hizmetine sunuyor. Yunanistan her yıl 15-20 milyon turisti konuk ederken, turizm gelirleri milli gelirin 1/4 ‘ünü oluşturuyor. Özellikle Ege Adaları için turizmin balıkçılığın yanında tek gelir kaynağı olduğu söylenebilir. 

Ancak Ege Adaları’na baktığımız zaman büyük sermayenin büyük yatırımlar ile organize olmasından ziyade daha çok küçük tesisler ve aile işletmelerini görüyoruz. Yunanistan Anakara’sında birçok yerde büyük ve lüks oteller görmemize rağmen adalarda karşılaştığımız otellerin kalitesi nispeten daha düşük. Buralarda ülkemizde alıştığımız lüks 5 yıldızlı tesis standardını bulmanız oldukça zor.

                                 5 yıldızlı bir tesis

Seyahat edeceğiniz adaların çoğunda – ki Rodos gibi büyük adaları bunun dışında tutalım – göreceli olarak daha küçük 20 -30 odalı oteller ve daha az sayıda odası olan aile işletmeleri bulacaksınız. Turizm burada Türkiye ile kıyaslandığında da önce gelişmiş olduğu için tesisler de daha eski ve bazen de biraz köhnemiş olabiliyor. Tüm bunlara rağmen genellikle tesislerin temizliği konusunda önemli bir sorun yaşamadık.

Çok severek defalarca konakladığımız bir küçük otel.

Yunanlılar aslında turizm gelirini yükseltmenin yolunu “her şey dahil” veya tam pansiyon gibi sistemleri uygulamayarak çözmüşler… Konaklama tesisleri (ki bundan pansiyon veya apart daire gibi tesisleri hariç tutmak gerekir) sadece oda – kahvaltı olarak hizmet veriyorlar. Bu durumda turist öğle ve akşam yemeklerini dışardaki başka lokantalarda yemek durumunda kalıyor ve sadece otel sahibi değil, çevredeki lokanta, café, büfe işleten esnaf da durumdan nasibini alıyor…

Tesislerde nasıl yer bulacaksınız?

Tabii ki elinize valizinizi alarak herhangi bir adaya gidip şansınızı deneyebilirsiniz. Bir çok gittiğimiz yerde boş oda olduğuna dair yazıların asılmış olduğunu gördük. Ancak burada bizim izlediğimiz yol www.booking.com 
veya www.hotels.com gibi internet üzerinden hizmet veren aracı siteleri kullanmak. Rezervasyonumuzu yapmadan önce gitmeyi planladığımız ada veya adanın belirli bir köyündeki tesisleri inceleyerek fikir ediniyoruz. Bunu yaparken tesisin fotoğraflarına bakıyor, ve tesiste daha önce kalmış olan konukların yorumlarını okuyoruz. Ancak lütfen her okuduğunuz yoruma prim vermeyin, bizim deyimimizle “gezmemiş – görmemiş” bir takım insanların hayatta ilk kez tatile çıktıklarında kaldıkları tesis hakkında çok olumlu – ancak yanıltıcı – yorumları olabiliyor. Mümkünse fazla sayıda yorum yazmış, dünyayı gezmiş kişilerin yorumlarına daha fazla itibar edin. Yorum yazmış olan Türkler varsa, onların yorumları da sizinkine benzer beklentilerinin olmasından dolayı daha fazla fikir verebilir. Sonrasında aklımıza yatan tesiste bu siteler üzerinden yer ayırtarak gönül rahatlığı ile gideceğimiz günü bekliyoruz. Rezervasyon ile ilgili olarak yukarıda bahsi geçen 2 site ile hiç sorun yaşamadık. Yalnızca teyit mesajını almış olduğunuza emin olun.

Konakladığımızda hoşnut kaldığımız tesislere bir dahaki sefer gideceğimiz zaman direkt temas kurarak da yer ayırttığımız oluyor. Bu durumda e-mail ile İngilizce mesajlaşmak hem dil sorunu yaşamamanızı sağlıyor, hem de küçük tesisleri telefonla aradığınızda her zaman cevap alamıyorsunuz. Genellikle direkt rezervasyon yaptırdığınız zaman bir miktar kaparo almak için kredi kartı numaranızı talep ederler. Tabii ki burada güven önemli bir unsur ve herkesin kendi kararını vermesi gerekmekte….

Ziyaret ettiğimiz adalarda konakladığımız tesisler hakkında bilgiyi adalar sayfalarında bulabilirsiniz.